|
Yazar Meltem Ferendeci Özgödek
|
|
Salı, 06 Nisan 2010 |
Baharın kokusu insanın kanına işledi mi bir kere ne iş düşünesi gelir
insanın ne de okul… Varsa yoksa bahar, öylece etrafı sarar. İçinde
yaşadığımız bu zor günlerde, herkes hayat mücadelesi verirken, acı,
korku, sıkıntı iliklerimize kadar işlemişken, ben her zaman yapmadığım
bir şey yapıp dünya işlerini arkama koyacağım ve dünyanın en karmaşık
iletişimi üzerine yazımı yazacağım.
Merhaba bahar ve merhaba aşk.. Nasıl benzerler birbirine?! İkisinin de gelme zamanı belli gibi gözükür ama canları ne zaman isterse o zaman gelirler. İkisinin de kokusu insanı deli eder. İkisi de herkese başka etki eder; kimine canlılık hayat verir, kiminin de içi çekilir eli kolu dökülür. İkisinin de ne yapacağı belli olmaz; sıcacık günlerde çiçek kokulu havanın etkisi ile kendinizden geçer ya da bir anda gök gürlemesi ile aklınız başınızdan gidip küçük kedi yavrusu gibi yağmur altında sırılsıklam olursunuz. Bir sıcak gülüş aklınızı başınızdan alır ya da başkasına gitmişse eğer o gülüş, yüreğiniz sağanak yağmurda ıslanır.
Birbirine benzeyen bu iki kavram yaşamlarımıza girer çıkar ömür boyu.. Çoğunlukla da insanın hayatına aynı anda girerler. Çünkü birbirlerini severler. Bence bahar, yaradanın aşk için yarattığı mevsimdir. Doğa uyanır ve hemen yayar kokusunu çiçek çiçek etrafa.. Güneş toprağa vurulur, dallar özlemle çiçeğe durur, uyanır bitki hayvan ne varsa ve hepsi aşkını aramaya koyulur. İnsanoğlu da damarlarındaki kana hükmedemez olur. Aşık olmak işten bile değildir artık onun için… Aşkı ya bir başkası için yaşar ya da yeniden doğan doğaya vurulur. İçindeki coşku, rüzgara arkadaş olur. Aşık olduğu doğaysa eğer mutlaka karşılığını alır. Sever tabiat ana sevilmeyi ve cömerttir hemen karşılık verir. Bu durumda mükemmel işler iletişim.. Toprak güler, yaprak güler, güneş zaten çoktan başlamıştır tebessüme ve bu aşkı yaşayan insan da büyük bir mutlulukla güler. Fakat aşık olunulan etten kemikten başka biriyse, işte o zaman hem aşkın işi zordur hem de baharın.. Çünkü aşk iletişim kanallarını sanıldığı gibi açmaz kapatır. Mesaj göndermek zordur. Aşkın insanın yüreğinde yarattığı gürültü yüzünden mesajın anlaşılması zordur. Gurur denen eşik bekçisi çoğu zaman geçirmez eşikten aşkı ve o nedenle aşık olan bir türlü dökemez içini... Bahar ne yaparsa yapsın aşk hüzünle yaşanacaksa eğer ne güneşi görür yaşayan ne de çiçek kokusunu alır burnu.. Yine de bahar aşka aşıktır. Onun asi, dik başlı,ortalığı karıştıran tarafını sever. Kolay pes etmeyişini sever. Kendini bulur aşkta.. O da kendince mücadele eder çünkü değişimi başlatarak… Tembel kıştan ateşli yaza geçişin bütün sıkıntılarını üstlenir. Aşk gibi o da belirsizliklerle mücadele eder, velhasıl anlar aşkın dilinden bahar ve o nedenle de sever.
Bu mevsimde aşk yaşayamayacak kadar yoğun ya da üzgün olanlar, gevşetin ruhunuzu… Aşık olmak için her zaman bir insana da muhtaç olmayın. Özellikle sevgilisi terk etmiş, işleri yoluna gitmeyen, sağlığı bozulmuş, aile düzeni sarsılmış olanlar size bir önerim var: Bahar iç iletişiminizi canlandırmak için geldi. İster onu aşkla bulayıp kullanın ve kendinizi yenileyin isterseniz şimdi yaptığınız gibi ömrünüzden yiyin, karar sizin.. Ben mi ne yapıyorum, her zaman yaptığımı, baharı mutlu olma aracı olarak kullanıyorum. Çok işe yarıyor. Eşim de benimle aynı kafadan… Biz o nedenle baharda evlendik zaten…
|
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.